Avustralya sohbet odaları dünyanın kelimenin tam anlamıyla öbür ucu… Avustralya denince birçoğumuzun aklına otomatik olarak zıplayan kangurular, okyanus dalgalarında sörf yapan o havalı insanlar, evlerin içine kadar giren devasa örümcekler ve upuzun, altın sarısı kumsallar geliyor. Belgesellerden fırlamış gibi duran bu kıta ülkesi, dışarıdan bakıldığında gerçekten de rüya gibi bir yer. Ama bir de madalyonun diğer yüzü, yani işin gurbet boyutu var. Türkiye’den uçağa bindiğinizde yolculuğun bile neredeyse bir tam gün sürdüğü, aktarmalardan yorgun düştüğünüz bu uzak kıtada yaşayan hatırı sayılır büyüklükte bir Türk nüfusu var. Ve inanın bana, memleketle aranızdaki fiziki mesafe bu kadar devasa olunca, o içinizdeki memleket hasreti de bir o kadar ağır, bir o kadar da derinden basıyor insanı. İşte Avustralya sohbet odaları, bu devasa coğrafyada yaşayan, kendini bazen okyanusun ortasında ıssız bir adadaymış gibi hisseden insanlarımız için adeta bir cankurtaran halatı, bir nefes alma noktası işlevi görüyor.
Şimdi bir an için kendinizi onların yerine koyup düşünsenize; siz orada sabahın erken saatlerinde kalkmış kahvaltınızı yaparken, Türkiye’deki aileniz veya dostlarınız gece yarısı uykusuna dalmak üzere oluyor. Aradaki saat farkı o kadar acımasız ki, annenizle, babanızla veya en yakın arkadaşınızla denk gelip telefonda iki kelime etmek, karşılıklı bir çay içip dertleşmek bile ciddi bir matematik hesabı ve organizasyon gerektiriyor. Hal böyle olunca, insanın canı kendi dilinde konuşmak, memleketten biriyle, kendisini anlayan biriyle laflamak istediğinde, sohbet siteleri en kestirme, en pratik yol oluyor. İstediğiniz an, saatin kaç olduğuna bakmaksızın girebileceğiniz bu platformlar büyük bir nimet aslında.
Avustralya’da yaşayan gurbetçilerin yıllardır süregelen en büyük şikayetlerinden biri zaman uyuşmazlığıdır. Türkiye’deki çevresiyle, akrabalarıyla iletişim kurmakta zorlanan, sürekli birilerini uykusundan uyandırma korkusu yaşayanlar, soluğu 7 gün 24 saat, kesintisiz aktif olan sohbet kanallarında alıyor. Çünkü bu odalarda her zaman, saatin kaç olduğuna bakılmaksızın, dünyanın bir yerinden bağlanmış ve sizinle muhabbet etmeye hazır birilerini kesinlikle bulabiliyorsunuz. Türkiye’nin gece kuşları, sınav stresiyle uykusuzluk çeken öğrencileri veya sadece kafa dağıtmak isteyenleri ile Sidney’in, Melbourne’ün, Brisbane’in sabah erken kalkan, işe gitmeden önce bir kahve eşliğinde sohbet arayan tayfası aynı ekranda, aynı sohbet penceresinde buluşuveriyor.
Bazen çok ilginç, okuması inanılmaz keyifli diyaloglara şahit oluyorsunuz bu platformlarda. Biri çıkıp “burada hava çok sıcak, klimanın altında bile yanıyoruz, sörf yapmaktan geldim” derken, diğer taraftan Türkiye’nin doğusundan bağlanan biri “kardeşim ne sıcağı, burada lapa lapa kar yağıyor, sobayı yeni yaktık” diyebiliyor. Aynı dili, aynı kültürü konuşan ama tamamen zıt mevsimleri, tamamen zıt zaman dilimlerini yaşayan insanların bu enteresan buluşması ve sohbeti gerçekten çok keyifli bir hal alıyor. Bu durum, muhabbete bambaşka, egzotik bir renk katıyor açıkçası ve aradaki buzları anında eritiyor.
Avustralya insanı genel olarak çok sıcakkanlı, çok rahat ve “no worries” (dert etme) mottosuyla yaşayan tipler olarak bilinse de, tamamen farklı bir kültüre adapte olmak, sıfırdan bir çevre kurmak hiçbir zaman kolay değildir. Hele ki oraya yeni gittiyseniz, dil bariyeri yüzünden kendinizi ifade edemiyorsanız veya kültür şokunu henüz atlatamadıysanız kendinizi kalabalıklar içinde bile çok yapayalnız hissedebilirsiniz. İşte tam da bu kırılgan noktada Avustralya sohbet odaları size o sıcak kucağını açıyor. Hiç tanımadığınız, belki gerçek hayatta yan yana gelseniz yaş farkından ya da statüden dolayı iki kelime etmeyeceğiniz insanlarla bir anda klavye başında can ciğer dert ortağı olabiliyorsunuz.
Yazılı sohbetin o kendine has, biraz nostaljik ama çok etkili bir büyüsü var aslında. Karşınızdakinin gözünün içine bakmadığınız için sadece ve sadece yazılan kelimelere odaklanıyorsunuz. Karşınızdaki kişinin nasıl göründüğü, ne marka kıyafet giydiği, ne iş yaptığı ya da nerede oturduğu ilk etapta zerre kadar önemli olmuyor. Eğer yazdıklarında bir samimiyet hissederseniz muhabbeti ilerletiyorsunuz, sarmazsa da kimseye hesap vermeden başka bir sohbet penceresi açıyorsunuz. Bu kadar basit, kasmadan ve tamamen özgürce iletişim kurabilmek, günümüzün şu aşırı stresli ve gösteriş budalası dünyasında gerçekten büyük bir lüks ve terapi gibi bir şey.
Çoğu kişi, özellikle de bu kültürü bilmeyenler, sohbet sitelerinde kurulan arkadaşlıkların çok yapay ve geçici olduğunu düşünür. Fakat bu kocaman, devasa bir yanılgıdır. Yıllarca aynı kanalda takılıp birbirinin iyi gününde sevincine ortak olan, kötü gününde derdini paylaşan çok sağlam, kemikleşmiş dost grupları var bu ortamlarda. Avustralya gibi çok uzak ve devasa bir ülkede tesadüfen aynı kanala denk gelip aynı şehirde olduklarını öğrenen, sonrasında gerçek hayatta da görüşmeye başlayan, ailece hafta sonları mangal partileri yapan o kadar çok insan var ki… Yani dijital tohumlardan bazen çok sağlam ağaçlar yeşerebiliyor.
Eğer bir şekilde yolunuz Avustralya’ya düştüyse, ya da hali hazırda orada bir hayat mücadelesi veriyor ve biraz olsun memleket sıcaklığı arıyorsanız, sohbet odalarına bir göz atın, bir şans verin derim. Hem o sinir bozucu saat farkını dert etmeden kendi dilinizde doya doya konuşabileceğiniz insanları bulursunuz, hem de gurbetin o kalbi sıkıştıran hafif buruk tadını sıcak bir muhabbetle dağıtabilirsiniz. Belki de Sidney’in rüzgarlı bir sabahından bağlanıp, İstanbul’un sessiz bir gecesindeki biriyle hayatınızın en samimi, en keyifli sohbetini edersiniz, kim bilir?